Yazımda; İstiklal Şairimizi, ölümü sene-i devriyesinde yad eddiğimiz bu günlerde, gençlerin kitap okumaktan aciz kaldığı ve Mehmet Akifi kulaktan duyma İstikal şairi olarak tanımalarını, kalemimle dile getirmek istedim.

Kalemimi defterimin üzerinde mahcup ve üzgün bir ruh haliyle oynattım çoğu yerde. Mehmet akif’in Asım’ın Nesli dediği, gençliğe olan sonsuz güvenini asırlar geçse bile içtenliği kaybetmemiş şiirlerinde mısralara konu edindiği gençliğin, Mehmet Akifden bir haber olduğunu düşününce insanoğlu tarif edilemez bir duyguyla başbaşa kalıyor o anda.

Ne yazık ki günümüz nesli; araştırmayı, okumayı, hasbial etmeyi elinin tersiyle bir köşeye itip, beynini rüzgarın yönüne bırakınca, haliye sebebler sonuçları doğuruyor. Söz konusu Akif olunca akıllarına ilk gelen şey istiklal şairi oluyor gençliğin. Acaba Akif bundan mı ibaretti sadece?

Gençlik bu soruyu kendisine sorup, yapması gereken tek şeyi hayatına geçirmelidir bir an önce. Gençligin ne mi yapması gerekiyor?

El cevap: İlahi emir gereği taklidi imandan tahkiki imana yani (araştırarak) dinimizi ögrenmemiz istenirken bizlerden, gençlik; tahkiki iman’ı bir başka boyuta taşıyıp, biraz da değiştirerek tahkiki bilginin kapısını çalmalıdır bir an önce. Unutmamalıdır ki madalyonun iki yüzü vardır. Önemli olan yüz madalyonun görünmeyen yüzüdür. İşte tahkiki bilği burada ihtiyaç duyduruyor kendisine.

Gençlik bu durumun farkına varıp, kitapların yerini bilgisayar oyunlarının aldığı, her gördüğü ve duyduğuna inanan, gün geçtikce okumayı bırakan bir neslin ön sıralarda saf tuttuğu şu günlerde, ilahi emri geregi, bunlara karşın, okumanın arkasında durmalıdır safları sıklaştırarak. Okumalıdır ki öğrenmelidir gençlik!

Mesela Milli Şairimiz Mehmet Akif şurada doğdu, şurada büyüdü, ve İstiklal Marşımızı yazdı diye anlatıldı bu gençliğe. Dedik ya hani tahkiki bilgi diye. İşte Araştırmaya burada başlamamız gerekiyor. Gençliğin kulağında ilk emir burada çınlamalıdır: OKU.

Kitaplardan başka hiç bir yerde yazmaz Akif’in altı ay kısa bir sürede hafızlık ilmini tamamladığı, yada Burdur milletvekili olması emrinin, Atatürük tarafından verildiği.

İşte madalyonun görünmeyen yüzü burasıydı. Madalyonun diger yüzü kitaplardı azizim. Okuyun ki; düşünün. Düşünün ki; değişin. Değişin ki; değiştirin. Unutmayın Akifin tek isteği okuyan bir gençlikti.

İlk emir oku! emrine riayet etme ümidiyle.